top of page

Ölüm korkusu

Güncelleme tarihi: 20 Oca 2021

Bu sabah, tanıdık bir duygu ile uyandım, yine..

Hemen acıyan yeri ovalayarak, elimin hissedebileceği kadar yakında, yuvarlak bir kis var mı diye kontrol ettim. Ama, ameliyatlarla değişen vücudum, artık net bir şekilde cevap vermiyor bu araştırmalara..

Hele, radyoterapi tedavisi uygulanan bölgeler, sertleştiği, ve daha hassas olduğu için, el yordamı ile yoklarken cani yanıyor insanin.. Doktor yapılması gereken, bütün tahlilleri verdi yine. Sene sonu tatillerine denk geldiğinden, randevular, ocak ayına kaldı. Zaten, şubat ayında yapılacak, normal kontrollerimin de zamanı geldiğini gösteren randevu mektubum kutuma iki gün önce düştü.

İşte bu sabah, böyle bir korku ile uyandım. Çocuklarıma bahsetmekten kaçındığım tek konu bu.. Acı çekmeme rağmen, paylaşmaktan korktuğum, çekindiğim konular.. Doktorlarımla aramda kalan konuşmalar.. Benim yüküm!


Iki çocuğum da yeterince destek oldular bana, hep yanımdaydılar, geçen bu iki senelik "ruhen ve fiziken çok ağır" süreçte.

Kızım universiteyi bir süre için ertelemek zorunda kaldı.. Artık çok bitkin, vücudumu gördüğünde spazmofili dedikleri krizlere giriyor, saatlerce kendine gelemiyor. Hiçbir zaman, gık demeyen oğlumun sadece gözleri konuşurken, üzerime aşırı titremesi, aramızda ton yükselmelerine yol acıyor.. Hepimiz etkilendik, değiştik..


Covid 19, bizi can evimizden vurdu!

Sayısız canlar, yuvalar yandı, yaniyor.. Bazen bir elveda bile diyemedik..

Sevdiklerimiz, tek başlarına, telaşla oradan oraya koştururken, sadece, "hasta vücut"lari ile ilgilenebilen sağlık görevlilerinin, üçte birini gördükleri suratlarındaki soğuk maskenin hemen üzerindeki, tedirgin gözlerinden medet umarken.. Hem birçok hasta ile beraber, hem yapayalnızlığın ortasında yatarken..

Ben oradaydım.


Kendi derdime düşmüş olsamda, o ortamdaydım! Sağlık görevlilerinin aralarında konuşmalarını duymamak imkansızdı, bölük pörçük duyduğum haberler, soru sorduğumda tamamen farklı cevaplar.. Kafam karmakarışık olmuştu..


Odam, şans eseri morgun olduğu taraftaydı. Cenazelerini almaya gelmiş, içeri girmeye izinleri olmayan birkaç yakının canhıraş çığlıkları..

Yürek acısının, çaresizliğin, son görevlerini gerektiği gibi, usulünce yerine getirememenin verdiği tedirginlikle yükselen sesleri. Yüzünü bile göremedikleri yakınlarını; selelenmiş, mühürlenmiş tabutlarında teslim alana kadar geçen zaman.. İnançlarına göre; kimi ağlamamak için kendini tutarak, yüksek sesle dualar okurken, kimileri ise taktıkları karagözlük ve maskelerle, yüzlerindeki acıyı perde arkası ederek, son görevlerini yerine getirmek için toplanmışlardı, penceremin altında..


Ölüm aklımda yaşarken; onu, hiç bu kadar yakınımda hissetmemiştim..

Yorumlar


bottom of page